MASTİTİS
1808 Kere Okundu

Antisosyal kişilik bozukluğu
MASTİTİS

MİKROPLAR KOŞAMAZ AMA YÜZERLER  

M A S T İ T İ S 

     Mastitis çeşitli İrritan etkilere karşı meme bezinin tepkisidir.Memenin İrritan etkiyi nötralize etmek,yıkılmamak, kendini yenilemek ve normal fonksiyonlarına yeniden dönebilmek için gösterdiği fiziksel  kimyasal, bakteriyolojik ve patolojik  değişiklikler, çeşitli formlarda Mastitis belirtilerinin ortaya çıkmasına sebep olur.

         Mastitisler  klinik seyirlerine göre şu şekilde sınıflandırılır.

 Şiddetli Klinik Mastitis

    Meme loblarının bir veya birkaçında ani bir şişme,sıcaklık,sertlik ve duyarlık vardır.Süt sulu kanlı ve  pıhtılıdır.Genelde lokal belirtilerin yanında sistemik belirtilerde bulunur.Beden ısısı artar ,nabız hızlı,depresyon halsizlik ve iştahsızlık görülür.Hastalığın bu şekli Akut Toksik  mastitis olarak da adlandırılır.

Hafif klinik Mastitis

     Hafif seyreder, sütte renk ve kıvam değişikliği ve azalma gözlenir.Meme şiş olup sıcaklık ve duyarlık bulunabilir.Ancak hayvanın genel durumunda herhangi bir değişiklik gözlenmez.

Kronik Mastitis

   Memenin süregelen bir enfeksiyonudur.Genelde gizli seyreder zaman zaman aktif hale geçer.Bu tip parlamalar daha sonra subklinik forma geçer.

Subklinik Mastitis

    Meme dokusunu ,sütün bileşimini ve miktarını etkilememekle birlikte şekillenen değişikliklerin hiç birisi gözle ve klinik muayenelerle izlenemez.Ancak sütte somatik hücre sayısı  artışı ve patolojik etkenlerin izolasyonu ile fark edilen bir yangıdır.

 Farkına varılmadan inekler arasında hızla yayılabilir.Klinik vakalara göre 40 kat daha fazla seyreder.%3-25 oranında süt kaybına sebep olur.

Etioloji

     Mastitisin başlıca sebebi mikroorganizmalar ve bunların salgıladıkları toksinlerdir.

Süt işletmelerinde en fazla rastlanan etkenler streptococcus agalaktia,Str.dsyagalaktia 

Strep.uberus Enterekokkus spp ve stap.aureus sayılabilir.                   

 Bazı  işletmelerde akut mastitisin sebebi olarak sıklıkla Eschericha koli ,enterobakter spp.ve kllebsiella pnemonia görülür.

İneklerde Kok gurubu bakteriler  (Strep,Stap),  Mantar ve mayalar(candida), Virüsler(enterovirüs) ve basil grubu bakteriler (kolifomlar,nokardia,leptospira,mycoplasma) en önemli etkenler olmakla birlikte yaklaşık olarak 300 e yakın etken olduğu bilinmektedir.

Meme derisinde,meme başı deliği çevresinde ve meme başı kanalının alt kısımlarında değişik mikroorganizmalar bulunur.Bu mikro organizmalar meme başı deliğinden yapılan çeşitli işlemler sırasında (sağım,ilaç uygulamaları ve meme içine yapılan sondalama işlemleri) içeri girebilirler.

Özellikle işletmelerde gördüğümüz yanlışlıklar sonucunda bu etkenler hızla hastalığa sebep olmaktadır.  bunlar ? 

Kirli eller

Eldivensiz sağım

Ön sağımsız sağım

Dezenfektansız temizleme

Yıkama ve ıslak bırakma

Masajsız sağım

Her bir meme başı için ayrı havlu kullanmama

Sert masaj

1 dakikadan az veya fazla masaj

Sağım bitmeden başlık çıkartma

Başlık çıkarmada geç kalma

Başlık havasını kesmeden çıkartma

Başlıkları aşağıya doğru değil de geriye doğru asılarak çıkartma

Makine temizliğinin yapılmaması

Makine basıncının fazla ve az oluşu

Makine hortumlarının eskimesi ve hava kaçırması

Kalitesiz başlıklar

Sağım sonu teat-dip işleminin yapılmayışı

Sağım sonu sağılan ineklerin hemen (en az 30 dakika) yatmalarına izin verilişi

Kuru döneme yanlış çıkarış

Kuruya çıkmadan memelerin kontrol edilmeyişi

Kuru dönem ilacının ucunun içeriye fazla sokulması

Yanlış tedaviler

Gereksiz tedaviler

Sağım öncesinde ve sırasında hayvanı korkutma ve kötü muamele sayılabilir……

 

Kuru zeminli ve yataklarında yatan ineklerin olduğu işletmelerde Mastitis olmaz.

Bunlar genelde ekzojen karakterli mikroorganizmaların mastitisine sebep olmaktadır .Ayrıca endojen karakterli mikroorganizmaların sebep olduğu mastitisler vardır ki  bunlar doğumdan sonra yüksek süt veren ineklerde negatif enerji balansı sonucu aşırı kilo kaybı ve karaciğer toksikasyonu neticesinde memede a potajen bulunan mikroorganizmaların aktif hale geçmesi sonucu toksinlerinin  meydana getirdiği mastitisdir. Genelde doğum sonu yetersiz ve kalitesiz yemlerle beslenen ineklerde görülür. Arkasından Ketosis ve Abamasum deplasmanı şekillenir.   Son yıllarda  Somatik hücre sayımı terimi karşımıza sıkça çıkmaktadır ve süt fabrikaları bu sayım sonucunda  yetiştiricilere prim vermektedir.

Somatik hücre sayımı sütteki kan hücrelerinden lökositlerin sayımıdır.Çünkü normalde 100 binin çok altında bulunan bu sayı hastalıkla beraber ineği mikroplara karşı korumak için artar ve buda bize hastalığın şiddeti hakkında bilgi verir.

 

             Somatik hücre sayısı                    CMT                Üretim Kaybı %

 

                                             100.000                                         negatif                            0

 

                                         300.000                                      az                                        6   

 

                   900.000                                        1                                      10     

 

               270000                                             2                                    16        

 

   8.100.000                                    3                            25

 

Bu işlemi ekonomik olarak bireysel olarak inek bazında ve meme başı bazında yapmak çok pahalıya mal olmaktadır.Ancak tank sütünde yapılırsa bize genel anlamda bir fikir verir sonuç tankta 200.000 nin altında olması çok iyi olduğunu gösterir.200.000 ve 300.000 arasında çıkan sonuçlarda kontrol listemizi gözden geçirmemiz gerekir fakat 300.000nin üstündeki rakamlarda hastaları bulmamız için ya bireysel CMT(süt ile CMT solüsyonu karışınca lökositler jel kıvamını alır)  yapmamız  yada   elektronik ve sarfiyatsız detektörle tüm sürü elden geçmelidir.Yoksa bir sağmal inekte bir laktasyonda 1tona varan süt kayıpları olmaktadır.

Somatik hücre sayısı yüksek çıkan inekler kesinlikle en son sağılmalıdır 

TEDAVİ

    En etkili ve en ucuz  tedavinin koruyucu tedavi olduğu unutmamak gerekir.Çünkü 300 den fazla etkenin sebep olduğu mastitisisin tedavisi hem pahalı hem de  kolay olmayacaktır.

Hastalık çıktığında yapılacak ilk iş mikrobun izolasyonudur fakat bu bize zaman kaybettireceği için yetiştiricinin öncelikle vet.hekimiyle irtibata geçip tedaviye hemen başlamalıdır.Ve tedavi bitmeden ilaç kullanımını erken bırakmamalıdır.

Etkenin 300 den fazla oluşlu aşı kullanımının doğruluğu konusunda şüphe uyandırmaktadır.

Aşı sürüde en son uygulanacak bir yoldur. Öncelikle yukarıda sayılan hatalar yapılmamalı olmazsa son çare aşı olmalıdır. Doğumdan 21 gün önce yapılan anti oksidatif bir vitamin olan , Vit.E enj. ları karaciğeri korur, doğumdan sonra oluşabilecek endojen karakterli masttisleri engeller.

Yapılan çalışmalarda kuruya çıkan ineklere, daha önce sağmal döneminde mastitis geçirmemiş ve kuruya alınmadan önceki kontrollerinde ise mastitis bakımından negatif çıkan ineklere kuru dönem ilacı tavsiye edilmemektedir.(Bir şey bozuk değil ise düzeltme !).Kuru dönem ilacı ,daha önce mastitis geçirmiş ve kuru dömeme çıkarılırken teşhis edilen olgularda  tavsiye edilir.

    Son yıllarda mastitis için, genel durum bozuk değilse antibiyotik kullanmadan, sık sağım tavsiye edilmektedir. Yani hasta inek günde 4-5 kez sağılır. Yaptığım çalışmalarda kayda değer sonuçlar aldım. İlk üç gün sonuç alamazsanız kas içi antibiyotik uygulayıp tekrar 3 gün sık sağın ama meme içine antibiyotik vermekten kaçının.



» Aktif Ziyaretçi: 1 » Bugün Gelen: 123 » Toplam Ziyaretçi: 57940 » Bu sitemizi ziyaretiniz