AYAK HASTALIKLARI
11083 Kere Okundu

Antisosyal kişilik bozukluğu
AYAK HASTALIKLARI

İNEKLERİ TABİATIN DIŞINA ÇIKARAMAZSINIZ, ONLARIN SAĞLIKLI VE UZUN ÖMÜRLÜ OLMALARI, ANCAK TABİATIN İÇİNE ALMAKLA MÜMKÜN OLUR.  


   İşletmelerde ki problemlerin en başında ayak hastalıkları gelir. Ayağı hasta olan inek gebe kalmaz, ketosis'e meğillidir, büyük bir olasılıkla abomazum deplasmanı olur, süt verimi düşer, sürüde çok uzun süreli kalmaz, ikinci doğumdan sonra büyük ihtimalle çok zayıf bir halde sürüden ayrılır.
   Nedenleri çok çeşitlilik gösterir,
1. Yürüyüşü kısıtlayıcı çok sert, ıslak ve pürüzlü zeminler.( zemine süpürge çekmek gibi).
2. İneğin istirahatını kısıtlayan ve yatma isteğini azaltan barınak koşulları (ayakta durmak).
3. ayakların uzun süreli gübrenin içinde kalması.
4. İşkembe Ph 'nı düşüren rasyonlar.
5. Kaygan ve düz zeminler.
6. Hatalı tedavi proğramları. Mortellaro 'da form aldehit banyoları kullanmak gibi.
7. Zamanında yapılmayan tırnak bakımları (yılda en az iki defa ).

   Kış mevsimlerinde daha fazla görülen topallıklar daha fazla arka ayaklarda gözlenir. kışın olma sebebi yerlerin kurumaması ve ıslak zeminlerdir. Kapalı ahırlarda zemin kurumaz.
   Topallıklar sürülerde çok büyük ekonomik kayıplara neden olur, vaka başına 500 Tl nin üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Bu da kendini süt veriminde düşme, gebe kalmama, sürüden çıkarma ve antibiyotikli atık sütler olarak sıralayabiliriz.
   Florida üniversitesinin yaptığı bir araştırma da 346 baş anaç kadrosu bulunan bir sürüde ayak hastalıklarından kayıp 58.000 doların üzerinde ortaya çıkmıştır.
   
 
Sürülerde ekonomik verimliliklerini tamamlamadan ayrılmaların başlıca nedenidir.
 Bunu kısırlıklar ve mastitis izler.
 Sürüye ayak hastalığı ile dahil olan bir inek yaklaşık %20 'lik bir kayıpla laktasyonuna devam edecektir. Bu inekler yemliğe gitmezler , onun yerine yatarak vakitlerini geçirirler bu da , kuru madde alımında azalma sonuçta da süt veriminde düşme olarak karşımıza çıkar.

Beslenme yönetiminin topallıklar üzerine etkisi
   
   Son yıllarda sayıları hızla artan büyük işletmelerde genelde tek hedef vardır, bu da yüksek süttür.
Aşırı süt almak için gösterilen çaba büyük yanılgılar ile sonuçlanır, Rasyon yapılırken hammaddelerin özellikleri göz ardı edilir, selüloz en son plana itilir, ve sonuçta ineğin işkembesinin Ph 'sı 5.6 nın altına düşer, asidosis oluşur. Asidosis acut,subacut ve kronik olarak ortaya çıkar. Bazende ölümle bile sonuçlandığı görülür.
   Subacut ve kronik vakalarda Ph 5.6 veya biraz altındadır. Bu SARA  (subacut ruminal asidosis ) olarak kendini gösterir ve acut formdan farklılık gösterir. Yem yeme azalır,geviş getirme zamanında azalma ve hafif ishalle kendini gösterir. Bütün sürüde gözlenmesine karşın bireysel ve belli gruplarda da görülebilir. rumen asidosisi Laminitis e neden olmakla beraber, azda olsa burun kanaması ile kendini gösterebilir.
   Sonuçta inekler dört veya daha fazla yavru vermeden, ekonomik ömürlerini tamamlamadan sürüden ayrılırlar. Ayrıca süt yağ ve süt yağ / protein oranları düşer.
   Sürüde SARA' ı kanıtlamak için guruptan en az 12 inekten ruminosentez yoluyla rumen sıvısı alınacak bunların en az dört tanesinde Ph 5.5 in altına düşmüş ise o zaman asidosisin varlığı kanıtlanacak.
 
                              soldan rumen sıvısı alınır ve doğru bir şekilde ölçülür

    Rumenin Ph 'sını etkileyen en önemli faktör, kaba yemlerdir, kaba yemin fazlalığı tükrüğü uyarır. Çünkü Rumenin Ph'sını etkileyen bufferların başında tükrük gelir çünkü tükrüğün içinde sodyum bi karbonat vardır.
   Sindirilebilir karbonhidrat oranı yüksek ve selüloz oranı düşük yemler, rumen asidosisinin ortaya çıkmasında en önemli etkendir. NSC'lar (non structure carbonhdrate),Nişaşta-Şeker-Pectin çok yüksek sindirilebilir karbonhidrat olarak karşımıza çıkar.
   Nişaşta rumen mikro florası tarafından fermente edilir ve mikrobial proteinleri üretir, bu işlem sırasında VFA uçucu yağ asitleri ortaya çıkar. Nişaşata rumendeki fermentasyondan kaçarak ince ve kalın bağırsaklarda sindirilir. Pektin, şeker pancarı posası ve turunçgiller posasında bulunur, ve yüksek oranda fermente olur.Fakat nişaştaya benzemez çok yavaş fermente olur ve rumen Ph'sını düşürür. Bu da rumen ortamının stabil kalmasına olanak tanır. Şekerler yüksek oranlarda ve hızlı bir şekilde fermente olurlar ve tamamı sindirilir. En önemli şeker kaynakları yeşil otlar,ve posalardır.
   Özetlersek, asidosis rumen gram negatif bakterilerinin ölmesine neden olur. Bu da ortaya endotoksinleri çıkartır. Endotoksinler de vasodilatasyona (damar genişlemesi) neden olur. Sonrada hassas olan coriumda kapillar damarlar daralarak şişmeye ve çok şiddetli ağrıya neden olur. coriumun mikro sirkülasyonundaki patolojik değişiklikler dönüşülmez zarar verir. sonuçta hatalı tırnak oluşumu, boynuzlaşma dokuların yumuşamasına neden olur. Bu yumuşaklık beyaz çizgide (white line) rahatsızlıklara, solea ülserlerine ve ökçe erozyonlarına neden olur. Solea çok hızlı aşınır ve traumaya davetiye çıkarır.

                 
   
 SONUÇTA

LAMİNİTİS



LAMİNİTİS


WHİTE LİNE abse

   Etkili bir selüloz kaba yemden sağlanmalıdır. Kaba yemin rasyonda bulunmasını gerektiren üç unsur vardır.

1. Geviş getirmeyi uyarır tükrük salgısını artırır.
2. Rumen iplikçiklerinin yem patiküllerini yakalaması için ortam sağlar.
3. Yüksek sindirilebilir kaba yemler, rumen florası için bir yakıttır.
   İşte bu yüzden rasyon yapılırken kaba yemlerin niçin öncelikle  göz önünde olması gerekliliğini açıklar sanırım.
 
Yem hammaddelerinin fiziksel formu

Yem hammaddeleri un, kırma, ezme, pelet,granül ve çöp şeklinde kullanılır. Ve mixer vagonda karıştırma süresiyle istediğimiz boyuta getirebiliriz. Kaba yemler çok fazla kıyılırsa rumende çok fazla durmaz ve selüloz sindirimini azaltır. Yeterli tükrük gelmeyeceği için rumen Ph'sı düşer. İnekler günde 8 saatten fazla geviş getirirler ve istirahatlerinin %60'nı geviş getirerek harcarlar. Yoğunlaştırılmış ve un haline getirilmiş yemlerde nişaşta hızlı bir şekilde fermantasyona uğrar ve rumen Ph'ı düşer çünkü propiyanatlar ve laktatlar yükselmiştir. Bu da süt yağının düşmesine süt proteinin artmasına ve süt miktarının toplamda azalmasına neden olur.

Yem alımı

Yüksek oranda sindirilebilir karbonhidrat yemle ile alındığı zaman Ph düşecektir. Çünkü bakteriler için çok miktarda kolay sindirilebilir besin maddesi ortamda bulunacaktır. Burada tükrük üretimi artacak, fakat yüksek orandaki yem alımına karşın yetersiz kalacaktır. Sonuçta Ph düşecektir.

Rasyonun rutubeti

  Yüksek oranda rutubetli yemler işkembe  Ph'sını  azaltır. Çünkü yutkunma refleksi için tükrüğe fazla ihtiyaç yoktur.

Doğmamış yağlar ve yağlar

   Bitkisel ve balık yağları gibi yağlar selüloz sindirimini azaltır ve yemlerin üzerini kaplayarak selüloz sindiren bakteriler için toksik bir ortam oluşur sonuçta selüloz sindirimi azalır.
   İşleme sokulmuş yağlı tohumların (extrue veya ezilmiş ) hücre duvarı yıkımlanarak yağın rumene akması sağlanır ama aynı benzer negatif etki burada da gözlenir.

Yemleme metodu

TMR, komple rasyonla hazırlanmış yemlemede büyük avantaj sağlar. Rumende stabil bir ortam sağlayarak sindirilebilir proteinlerin, fermente olan karbonhidratların ve fazla alınan kuru maddenin yan etkilerini ortadan kaldırır. İneklerin rasyondan ayıklama ve yem seçme problemlerini minimize eder ( kesinlikle rasyona en az 5 kg silaj girilmeli). Yem dağıttıktan sonra kesinlikle yemlikler kontrol edilmeli yem seçmeye karşı uyanık olunmalı aksi takdirde süt yağında düşme, asidosis ve sonuçta laminitis ortaya çıkar.

Yem katkıları

   Tırnağın yapısı tuğladan yapılmış bir duvara benzer, çimento harcı içinde ki tuğlalar, tırnak hücreleri demektir. Bu bütünlük tırnak kapsülünün gücünün ve korunmasında çok önemli bir yer tutar. İz mineral ve Vitaminler işte bu bütünlüğün yapılandırılmasın da rol oynarlar. Fakat yetersiz barınak koşulları bütün bu takviyeleri anlamsız kılar.
   Boynuz hücreleri keratin ihtiva eden epitel hücreleridir ve keratinosis sayesinde oluşur. Emilemeyen bir protein olan  keratin, keratin hücrelerinin artırımını sağlayarak dayanıklı ve güçlü bir yapı ortaya çıkar.
   Çinko, bakır, kobalt, manganez ve diğerleri bu oluşumun sentezinde rol alırlar. Ayrıca kemiğin ve kıkırdağın biyokimyasal yapısı çok önemlidir. Rasyonların yapısına bu maddeleri ilave etmek gerekir ( hayvan beslemede altın kurallar).

Vitaminler

  Yağda eriyen vitaminlerden A, D, E  epitel dokunun sentezinde, kemiklerin büyümesinde ve immun sistemin oluşturulmasında rol oynar. beyaz kas hastalığı, raşitizm ve enfeksiyöz hastalıklar bu vitaminlerin yokluğunda ortaya çıkar. Bu vitaminler kesinlikle rasyonda olmalıdır.
   Son zamanlarda suda eriyen vitaminler ve B vitaminleri rasyona ilave edilmiyordu, çünkü bizim varsayımızla bu vitaminler rumende bol miktarda sentez ediliyordu. Bununla beraber son yıllardaki araştırmalarda yüksek tahıllarla beslenen ineklerde Düşük Ph'larda en önemli bir vitamin olan Biotin sentezinin azaldığı gözlenmiştir. Biotin epitel dokunun yapısı ve bütünlüğü için geçerlidir. Biotin ayrıca keratin proteinin sentezinde ve uzun zincirli yağ asitlerinin doku aralarını doldurmasında büyük önem taşır.
   Rasyona biotin ilavesi solea ülserlerinin ve tırnak arası erozyonun engellemesinde büyük bir etkisi olduğu söylenir. Solea ülserlerinde vertikal fissurların azaltılmasında rol oynayarak meraya giden hayvanlarda topallıklar azalmıştır.

Ayakta durma ve yatma zamanı

   Çeşitli barınak sistemlerinde ki farklı yapılar, hayvanların ayakta durma ve yatma zamanlarında çeşitlilik gösterir. Yatakların buluna birliği, dizaynı ve sayısı en önemli faktörlerdendir. Bir çalışmada beş saat dinlenen düvelere karşı on saat dinlenen düvelerin ayakları daha sağlıklı bulunmuştur. Bir ineğin normalde 11-14 saat arsı yatması gerekir. Bu saatlerden daha az dinlenme daha az geviş getirme daha az tükrük ve sonuç asidosistir.
   İlk laktasyondaki inekler yaşlı ineklerin saldırgan tutumları nedeniyle daha az yatabilirler. Burada ki problem ya yatak sayısının azlığı yada aşırı kalabalıktır.
   İngiliz araştırmacılar yatak sayısının gruptaki inek sayısından %10 daha fazla olması gerekliliğini önermektedirler. Bu işlem ineklere daha fazla seçenek sunarak yatma özendirilir.
   İneklerin yatma zamanını etkileyen bir çok faktör vardır. En fazla etkileyenlerin başında iki sağımdan üç sağıma çıkmaktır. Gurupların büyüklüğü sağımhanede bekleme süresini uzatır.
   Aşırı kalabalıklar, kötü yatak dizaynları, sıcaklık stresi sırasıyla telafuz edilir.

 İneklerde serbest yatak ölçüleri dizayn edilirken altı önemli hareket serbestliği göz önüne alınmalıdır.

1. Hayvan yatarken ön ayaklarının yayılmasına olanak tanınmalı,
2. Yattığı zaman karşı tarafta bulunan ineğin baş ve boyun hareketlerini kısıtlamamalı,
3. Baş hareketleri ayırıcı bölmeler tarafından kısıtlanmamalı,
4. Bacakların,memelerin ve kuyruğun yattığı yerde kısıtlanmaması,
5. Boyun demirleri yatarken ve kalkarken ağrı ve korku vermemesi,
6. Ve istirahat için temiz ve kuru bir yatak lazım olduğunu herzaman göz önüne almak gerekir.
    İnekler çevreye çok kolay adapta olurlar fakat ne yazık ki modern son sistem diye yapılan barınakların tamamına yakın da bu hataları gözlemek mümkündür.


 Doğru dizayn edilmiş yataklar


Yataklar doğru dizayn edilirse bütün hayvan yatar



Yanlış dizayn edilmiş yataklarda inekler yatmaz tüner


Doğru yataklar




Sıcaklık stresi inekleri yatırmaz, ayakta kaldığı sürece ayak hastalıkları artar



Ölçüler


Ölçüler


    Beton zeminler ineklerin tırnaklarını aşındırır. Yeni atılmış beton zeminler eskiye  göre daha aşındırıcıdır. Islak zeminler kuru zemine göre %80 daha fazla aşındırır. Yeni bir barınak ilk iki ay daha fazla aşındırır. Islak zeminlerde acı iki kat daha fazla olur. Islak zeminlerde aşınma daha fazla olur ve tırnak yumuşadığı için daha fazla aşınır. Aşırı kalabalık, dönmenin çok olduğu, koşuşturmanın fazla olduğu ahırlarda aşınma daha fazladır. Uygunsuz planlanmış barınaklar hayvan sağlığı açısından büyük önem arz eder.
   Pürüzsüz zeminler tırnak aşınmasını azaltır fakat bu seferde tırnak uzamasına neden olur. Ayrıca pürüzsüz zeminler kaygan olur bu seferde kayıp düşmeler çatı ayrılmaları görülür. Bu zeminde önerilen yemliğe paralel boydan boya ,7 cm aralıklarla 1 cm genişliğinde 1 cm derinliğinde elmas kesim oluklardır. Yemliğin ve yataklığın önünde 50 cm boş geçilir. Araştırmalarımda hidrolik sıyırıcı bulunan barınaklarda , zincirli barınaklara göre daha fazla mortellaroya rastladım, bunun bunun sebebini de hidrolikli sıyırıcıların oluklarındaki metal keskin dişlere bağladım.
   Bir diğer zemin türüde komple lastik kaplamalardır. yataklar yeteri kadar rahat ve serin değil ise inekler zeminde yatmaya başlar. Lastik zeminler kayganlığı artırır, fakat oluklu lastik kaplamalar mevcuttur. Ufak tefek aksaklıklara rağmen yine en iyi tercih lastik kaplamalardır.


Lastik zeminler aşınmayı azaltır, tırnaklar daha çabuk uzar


   Sonuçta beton zeminden inekleri en az 10-12 saat uzaklaştırmak gerekir bunun için de en iyisi ya meraya çıkarmak yada toprak zeminli padoklara almaktır, bu bize zeminden doğan ayak hastalıklarını büyük ölçüde azaltacaktır.


Meralar ayak hastalıklarının önüne geçmede çok önemlidir






» Aktif Ziyaretçi: 1 » Bugün Gelen: 108 » Toplam Ziyaretçi: 66748 » Bu sitemizi ziyaretiniz