BİR FİLM:YAŞAMIN RENKLERİ
497 Kere Okundu

Antisosyal kişilik bozukluğu
BİR FİLM:YAŞAMIN RENKLERİ

 




BİR ÖMÜR BİR GÜN VE O TEK GÜN BİR ÖMÜR

 

Her şey ne kadar güzel olurdu değil mi; ortak duygu ve düşünceler içinde milli birlik ve beraberlik ruhu ile homojen bir toplum düzeninde yaşasaydık? Bizim için önceden belirlenmiş,çerçevesi kalın kırmızı çizgilerle çizilmiş ortak yazgıların deneyiminde kursaydık arkadaşlıklarımızı, aşklarımızı, ailemizi, işimizi.Köşeyi döndüğümüz anda karşımıza çıkan hiçbir olumsuzluk şaşırtmasaydı bizi.Aynı dingin sabahları karşılayıp aynı huzur dolu gün ve geceleri yaşasaydık bir ömür boyu.Kavga yok, şiddet yok, esriklik, kendini kaybetmek,yoldan çıkmak yok….Tüm yollar aynı yere çıkıyor,farklı bir dünyaya hayallerimizde bile yer yok! Yönetenler belli, yönetilenler belli… Kurallar belli, hayatlar belli!

İşte bu toplumsal ve bireysel trajedinin minimalize bir modelidir Pleasantville kasabasında yaşanan dünya.Herkes huzurlu herkes mutlu yaşar.Ama tek bir sıkıntı vardır;o da her şey ya beyaz ya siyahtır; evler, sokaklar, elbiseler, arabalar, eşyalar her şey her şey tüm renkleri absorbe eden ya da tüm renkleri iten siyah ile beyazın tutsaklığında yok olup gitmiştir.Ve asıl bu acıklı güldürüde esas  sorun, hiç kimse renklerin var olmadığının bile  farkında değildir.Çünkü onların dünyalarında renkler yoktur!

"Yaşamın Renkleri” günümüzde (filmde 90’larda ) yaşayan David’in hikâyesidir. Babasının terk edip gitmesiyle annesi ve kız kardeşi Jenifer ile kalan David’in gerçeklikle teması daima zayıftır. Hoşlandığı bir kıza sadece uzaktan bakıp, onunla kendini yan yana konuşuyormuş gibi  kurgulayarak mutlu olan David, özlemini duyduğu hayatı, 1958’lerin siyah-beyaz tv dizisi olan Pleasantville’de bulmaktadır. Hiç bir bölümünü kaçırmayan, kasabayı ve kasabanın tüm karakterlerini en ince ayrıntısına kadar bilen David, bir akşam evlerine gelen gizemli yaşlı tv tamircisinin verdiği kumanda aletini kullanır ve  birden bire kardeşi ile birlikte  tv içinden geçerek Pleasantville kasabasında, dizinin ana karakterleri olan anne ve babanın evlatlarına dönüşürler. Jenifer’in tüm itirazlarına rağmen David’in bu huzur dolu yeknesak mutlu dünyadan hemen geriye dönmeye niyeti yoktur. Ancak, onun diğer kasaba sakinlerinden bir farkı vardır; renkleri (!) tanımak. Ve o bilincin getirdiği farklı davranış kalıpları, Pleasantville dizisinin değişmeyen senaryosunun olay örgüsünde aksamalara, değişikliklere yol açar. 

Tek düze akıp giden günler ve geceler birden bire kasabanın uysal iyi aile çocuğu olan David ve kardeşi Jenifer’in yarattığı değer dönüşümleri ile çalkalanmaya başlar. Jenifer coğrafya dersinde Plesantaville kasabasının devamında nereler vardır? diye sorar öğretmenine. Tüm sınıf şok olur; böyle bir soru akıllarına daha önce hiç gelmemiştir; başka bir yer, başka bir zaman ne demek! Jenifer’in aşıklar tepesinde erkek arkadaşını öpmesi ile hızlanır olaylar. Sevişmeden sonra birden bire kırmızı bir çiçek görür partneri. Senaryoda (!) yazılan repliklerini ve davranış kalıplarını başarıyla oynayan anne, Jenifer’in anlattığı cinsel deneyimi tek başına yaşarken patlatır kasabanın evrenini. Çıkan yangını ilk defa görür kasaba halkı, yağan yağmurun altında daha sonra ilk kez ıslandıkları gibi. David işe geç kalınca alışılageldik senaryoda yine aksama çıkar ve kafe sahibi ne yapacağını bilemeden şaşkınlık içinde kalır. David ona düşünmesini ve o anda başka hazırlıklar da yapabileceğini söyler. Şaşırır kafe sahibi ve ilk kez düşünmeye başlar: başka bir şeyler yapmak mümkün müdür? Resim yapmaya yeteneği olduğunu anlar ve her yere resimler çizerken kendisi de artık renksiz değildir. Tıpkı onun gibi aşıklar tepesine giden herkesin yüzüne bedenine de renk gelir. Artık kasaba renkli azınlıkta kalan  insanlarla, siyah beyaz çoğunluktan oluşmaya başlar.

Antik çağın MÖ 12-7.yy’ında,  gökyüzünü paylaşan, dünyayı ortak egemenlik alanı olarak kullanan tanrıların hüküm sürdüğü, herkesin herkesle sanki kardeş olduğu homojen toplum yapısı, savaşların getirdiği gücün, iş bölümünün getirdiği paranın sağladığı statü farklılıkları ile yavaş yavaş büyük bir dönüşüm geçirecek ve artık adına altın çağ denilen günümüz batı dünyasının erken modeli olan kaotik yaşamlara yerini bırakacaktır. Artık o çağdan bu güne değişmeyen dramda saatler hayatın analitik kurucu öğesidir ve her gelen an sahip olunanlar üzerinde doğrudan etki yaratacaktır. Epos anlatım ve ona bağlı yaşanan değerlerin değişimi kaçınılmaz olarak  dramatik yaşamı doğuracaktır.Bu yaşamda kimse güvende değildir; ilerlemenin kaçınılmaz doğasında çatışmalar her alanı kaplar.

Tanrılar, düzen kurucuları, egemen olanlar ise bu yapıyı muhafaza etmek için sonuna kadar direnecektir. Değişim ve dönüşüm onların siyah-beyaz dünyalarında varolan çıkarlarını sarsar.Bu sebeple tebaası için en doğru yaşam modeli budur diyecekler, bunun aksini hayal etmeyi bile gelenek-görenek ve değerlerin ikna edemediği durumlarda  suç olarak yasaklayacaklardır. Ve bu erkek egemen dünyanın siyah beyazın kuşatılmışlığında bunalan kadın cinsiyeti, renklere kavuşmak için belki de en fazla direnen olacaktır. Pleasantville kasabasında eve gelen koca kendisine önceden yazılmış(!) rolü oynarken söylediği repliğe bu defa eşinden yanıt alamaz; çünkü evde kimse yoktur. Bu mümkün müdür? Bir erkeğin kamusal alandan geldiği özel alan içinde kadını bulamaması?.. Hemen yardım almak için panikle koşar diğer erkeklerin yanına; oysa onlar da son zamanlarda benzer gariplikler yaşamışlardır. Mesela bir diğer erkek eşinin ütülerken yaktığı gömleğindeki izi gösterir; sebep ise eşinin ütü yaparken düşünmesidir; bu olacak şey değildir!

Bu düzen sonsuza kadar sürmeyecek midir? “Köy”de (Night Shymalan), Truman Show’da (Peter Weir), Hayallerin Peşinde’de (Sam Mendes) ve “Saatler”de (Stephan Daldry) ana karakterlerin, her günü birbirinin aynı olan huzur (!) dolu yaşamlarını bırakıp yola çıkmaları  ve karşılığında büyük acılar çekmeleri ve bundan dolayı bir pişmanlık duymamaları gibi, yönetmenliğini Gery Ross'un yaptığı 99 yapımı Pleasantville filminin  karakterleri de   var olan dingin-huzur dolu  zamanlara rağmen kendileri için  yaratılan rolleri red ederek renklere kavuşmak isterler. Amaç tektir; yanıtı insan olarak var olmanın anlamında yatar.

David ve Jenifer’in ortaya attığı sorular ve davranışları ile yol açtıkları kasabadaki renk değişimine rağmen, kendileri tuhaf şekilde hala renksizdir. İzleyiciler olarak ilk başlarda kasabadaki ve karakterlerdeki renklenmeyi sağlayan şeyin perdedeki temel anlamlara bakarak sırasıyla cinsellik olduğunu, sonra aşk olduğunu, sonra da düşüncelerdeki değişim olduğunu sanırız; oysa finale doğru anlarız ki ne o ne öbürü; insanı asıl dönüştürecek olan şey kendi özü ile karşılaşıp ona ihanet etmemesidir. Jenifer ilk kez kendine zaman ayırarak kitap okur ve gerçek yaşamda kazanamadığı asıl rengini bulur. Artık üniversiteye gitmek istemektedir. David ise gerçek yaşamda babasına karşı koruyamadığı annesinin yerine kurgusal dünyada ki annesini kasabanın erkeklerinin tacizine karşı koruyunca renklenecektir. O da ilk defa kendini öğretilmişliklerin yapay tutsaklığından  aşırarak  benliğini yani rengini bulur.

Bizlere dayatılan siyah-beyaz yaşamlar içinde tüm renkleri görmekten asla vazgeçmemek! Ve devamla günlerin gecelerin her an farklılaşan deneyimlerin ışığında yaşamak, gelecek saatlerin belirsizliğinde varoluşumuzu eyleme dökmek… Yaşam felsefemizi bu acıklı - komik hayat sahnesi oyununda özümüzü kaybetmeden kurmak? Doğamızın gerçek ihtiyacı olmayan nesneler için yaşantılarımızı araç yapmamak! Ben’imizin karşısına dünyayı tek başımıza alarak, değişmeyen tek gerçek olan değişimin ışığında ve varoluşun kırılganlığında yolumuza devam etmek!


”Bir Ömür bir gün ve o tek gün bir ömür”dür”(V.Woolf) Pleasantville'de...

Film bitince bir an düşünürüz, Pleasantville’in eski sakinlerinden miyiz? Yoksa kendi kaderini eline alarak etrafına renk saçan yenilerden mi?

(Mahur Özmen)

 

Filmin Künyesi:

Adı              : Pleasantville-Yaşamın Renkleri

Ülke            : ABD

Yönetmen    : Gery Ross

Oyuncular   : Tobey Maguire- Jeff Daniesl-John Allen

Tür              : Fantastik Drama

Yıl               : 1999 (1 saat 54 dak.)

Senaryo      : Gery Ross

Müzik         : Randy Newman

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



» Aktif Ziyaretçi: 1 » Bugün Gelen: 98 » Toplam Ziyaretçi: 57915 » Bu sitemizi ziyaretiniz