BİR FİLM : OUR SOULS AT NİGHT
305 Kere Okundu

Antisosyal kişilik bozukluğu
BİR FİLM : OUR SOULS AT NİGHT

 


"Aşk sarıldığında onun geçmişine de sarılmaktır."

 

Bir kadın ve bir erkek…Yeni bir ilişkiye başlar. Birlikte alışverişler yapar, beraber seyahate çıkarlar. Arabada aşk şarkıları dinleyip birbirlerine sarılır, birlikte uyuyup aynı sabahlara kalkarlar. Sorular sorarlar  birbirlerine ; bilmedikleri geçmişlerinin her ayrıntısını öğrenmek istercesine. Planlar yaparlar, gelecek yaşamları ile ilgili, başrollerinde kendilerinin olduğu. Ayrı kaldıkları geceler yatağa uzanıp ellerinde cep telefonu saatlerce konuşmaya devam ederler. 

Bir kadın ve bir erkek…Yeni bir ilişkiye başlar. Kaç yaşındalar acaba?

70 yaş üstü bir kadın ve bir erkek karşımızda; beyaz perdenin ışığı  bir kere daha  aydınlatıyor açmazlarla dolu olan; çünkü  topluma kalın bağlarla bağlı  zihniyetimizi.

Hintli yönetmen Ritesh Batra’nın çektiği bir roman uyarlaması olan  “Our Souls At Niğht” filmi, yıllar sonra iki sanatçıyı tekrar karşımıza çıkarıyor:Jane Fonda ve Robert Redford. Yaşlandıkça sadeleşen ve sadeleştikçe devleşen iki oyuncu ile varoluşumuzun derinlerinde yatan çıplak gerçekliklerimizi buluyoruz.

Amerika’nın Colarado eyaletinde bir kasabada yaşayan Addie ve Louis yıllar önce eşlerini kaybetmiş yalnız yaşayan iki komşudur. Arada sokakta karşılaşınca merhabadan ibaret karşılıklı selamlaşmaları bir gece Addie'nin Louis kapısını çalmasıyla tamamen değişecektir. Yaşlı adam gece yarısı evine gelen bu davetsiz kadının sözleri karşısında çok şaşırır: "biz artık ömrümüzün geri kalanında aynı evde yaşayalım mı?"

Addie'nin  teklifi aslında açıktır: yaşamda unuttuğumuz şeyler ne ise, tekrar hatırlayalım mı?

İnsan kelimesi kök itibariyle Arapça “unutan” demektir. Dünya ile tanışılan ilk anda hemen üzeri örtülen ve böylece çıplaklığı unutturulan insan, tüm yaşamı boyunca girdiği kültürel evrenlerde de doğaya yani doğasına ait olana dair  ne varsa  sistemler tarafından unutturulmaya çalışılacaktır. Oysa “yaşarken unutan ölürken hatırlar” der bir atasözü. Yaşlılık dönemlerinde, çıplaklığın pek de eskisi kadar umursanmaması gibi,  yapay yaratılmış değerlerde anlamını yitirecektir. “Unutan” unutarak, unutturularak kaçırdığı ve ertelediği zamanın  öz bilincine ulaşınca, bambaşka bir yaşamın kapıları açılacaktır. 

Louis ve Addie’nin İlk zamanlar  hissettikleri yabancılık zaman içinde birbirlerini tanıdıkça içten bir yakınlaşmaya dönüşecektir. Her değerin niteliksel basamakları varken tek tek çıkılması gereken, ideal aşkın bundan azade olması mümkün olabilir miydi? Cinselliğin çok uzaklarda kaldığını düşünerek yatakta en çok ihtiyacı oldukları derin sohbetlerle mutlu olan çift, bazılarının sadece bazılarından önce doğduğunu, geriye kalan her ayrımın bir yanılsamayı da beraberinde taşıdığını  arzularına uyarak anlayacaklar ve sevişeceklerdir.

Ve tabi ki kasaba halkı bu ilişkiye karşı çıkacaktır. Dedikodu ve eleştiri okları hemen devreye girer ve bu yaşta kavgayı değil sevdayı paylaşan iki bireyin, vicdan azabı yaratır gibi etrafta evlenmeden el ele gezmelerinden,birlikte aynı evi paylaşmalarından rahatsız olurlar. Ama hiçbir şeyi artık umursamayan Addie ve Louis için bu baskıyı yenmek zor olmayacaktır. Onlar için asıl çatışma konusu  yüzeydeki değil. zihinlerindeki dramdır. Geçmişleri ağır bir yüktü, dönüp yüz yüze gelip hesaplaşamadıkları sürece.

Bir sabah Addie'nin evden uzak yaşayan oğlu çıkar gelir. Kendisini terk eden eşi ile sorunlarını bir türlü çözüme kavuşturamayan bu adam, şimdilerde bakamadığını söyleyerek ona torununu bırakıp gider. İki sevgilinin artık psikolojisini ve eğitimini düşünmek zorunda oldukları bir sorumlulukları da olmuştur. Film bize o andan itibaren sanki zamanında tanışıp çocuk sahibi olsalardı böyle anne baba olurlardıyı imler. Louise'in geçmişinde ise, başka bir kadınla aldatarak terk ettiği hasta eşinin ölümünden duyduğu ve kurtulamadığı manevi azap ve  yetişkin kızı ile bu yüzden yaşadıkları sorunlar vardır. Louise, kızının kendisine duyduğu kini  çözerek ruhsal bütünlüğüne kavuşmak isterken bu defa yanında Addie'nin desteği olacaktır.

 

Ve yaşam belki belirsizlikler ve çelişkiler içinde ama yine de harika bir zenginlikte yaşanmaya devam edecektir.

(Mahur Özmen)

 

Filmin Künyesi:

İsmi                 :  Our Souls At Night

Yapım             :  ABD 2017

Yönetmen       :  Ritesh Batra

Eser                 :  Kent Haruf

Senaryo           : Scott Neustadder – Michael Weber

Müzik              : Elliot Goldenthal

Oyuncular       : Jane fonda- Robert Redford- Bruce Dern-  Judy Greer



» Aktif Ziyaretçi: 1 » Bugün Gelen: 94 » Toplam Ziyaretçi: 46570 » Bu sitemizi ziyaretiniz